36.-40. sorularda, verilen İngilzce cümleye
anlamca en yakın Türkçe cümleyi bulunuz.
36. At the 1994 Brussels NATO summit a "partnership
for peace" programme was formally launched,
enabling the old Warsaw Pact members and former
Sovlet republics to take part in a wide range of
military cooperation with NATO.
a) Eski Varşova Paktı üyeleri ve önceki Sovyet
cumhuriyetleri, 1994 Brüksel NATO zirvesinde
kabul edilen "barış için ortaklık" programı
sayesinde NATO ile askeri alanda çok kapsamlı
işbirliği yapma olanağı buldular.
b) Eski Varşova Paktı üyelerinin ve önceki
Sovyet cumhuriyetlerinin NATO ile geniş kapsamlı
askeri işbirliği yapmalarını sağlamaya yönelik
"barış için ortaklık" programı, ancak 1994
Brüksel NATO zirvesinde resmen hayata geçirilme
olanağı buldu.
c) 1994 Brüksel NATO zirvesinde ilk kez önerilen
"barış için ortaklık" programı, eski Varşova
Paktı üyelerine ve önceki Sovyet
cumhuriyetlerine NATO ile askeri alanda sıkı bir
işbirliği yapma olanağı sağlamayı amaçlıyordu.
d) 1994 Brüksel NATO zirvesinde, eski Varşova
Paktı üyelerine ve önceki Sovyet
cumhuriyetlerine NATO ile geniş kapsamlı bir
askeri işbirliği yapma olanağı sağlayan "barış
için ortaklık" programı resmen yürürlüğe kondu.
e) "Barış için ortaklık", ilk kez 1994 Brüksel
NATO zirvesinde resmen kararlaştırılıp yürürlüğe
konan ve eski Varşova Paktı üyeleri ile önceki
Sovyet cumhuriyetlerine NATO ile askeri
işbirliği olanağı sağlayan geniş kapsamlı bir
programdır.
37. One of the issues covered by the
Maastricht Treaty, which took effect on 1
November 1993, is the European Union's decision-making
process.
a) 1 Kasım 1993'te yürürlüğe giren
Maastricht Antlaşması ile Avrupa Birliği'nin
karar alma sürecine ilişkin sorunlarından biri
çözülmüştür.
b) Avrupa Birliği'nin karar alma süreciyle
ilgili konuları kapsayan Maastricht Antlaşması,
1 Kasım 1993'te yürürlüğe girmiştir.
c) 1 Kasım 1993'te yürürlüğe giren Maastricht
Antlaşması, Avrupa Birliği'nin karar alma
sürecinin konu edildiği düzenlemelerden biridir.
d) Avrupa Birliği'nin karar alma skürecine
ilişkin sorunların, 1 Kasım 1993'te yürürlüğe
giren Maastricht Antlaşması'yla çözülmesi
amaçlanmaştır.
e) 1 Kasım 1993'te yürürlüğe giren Maastricht
Antlaşması'nda kapsanan konulardan biri, Avrupa
Birliği'nin karar alma sürecidir.
38. At a UN conference held in Rome in July
1998, an agreement was reached to set up a
permanent international criminal court to try
individuals accused of war crimes and crimes
against humanity.
a) Temmuz 1998'de Roma'da apılan BM
konferansında alınan bir kararla kurulan
uluslararası daimi ceza mahkemesi, savaş suçu ve
insanlığa karşı diğer suçları işleyen kişilerin
yargılanmasıyla görevlendirilmiştir.
b) Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla
itham edilen kişilerin yargılanmasıyla amacıyla
bir uluslararası daimi ceza mahkemesinin
kurulması ancak Temmuz 1998'de Roma'da yapılan
bir BM konferansında alınan kararla mümkün
olmuştur.
c) Temmuz 1998'de Roma'da yapılan bir BM
konferansında, savaş suçları ve insanlığa karşı
suçlarla itham edilen kişileri yargılamak
amacıyla bir uluslararası daimi ceza
mahkemesinin kurulması için anlaşmaya varıldı.
d) temmuz 1998'de Roma'da yapılan BM
konferansında bir uluslararası daimi ceza
mahkemesinin kurulmasına karar verilince, savaş
suçları gibi insanlık suçu işleyen kişilerin
yargılanması mümkün olmuştur.
e) Savaş suçları gibi insanlık suçu işlemiş
kişileri yargılayacak uluslarası bir daimi ceza
mahkemesinin kurulması konusunda Temmuz 1998'de
Roma'da yapılan bir BM konferansında anlaşmaya
varıldı.
39. The European Monetary System was
established in 1979 in the wake of the 1974 oil
crisis, which brought growing disruption to
European economics because of floating exchange
rates.
a) 1974'teki petrol bunalımının dalgalı
döviz kurları nedeniyle avrupa ekonomilerinde
giderek artan bir tıkanmaya yol açması, 1979'da
Avrupa Para Sistemi'nin kurulması ile
sonuçlanmıştır.
b) Avrupa Para Sistemi, dalgalı döviz kurları
nedeniyle avrupa ekonomilerinde giderek artan
bir tıkanmaya yol açan 1974 petrol bunalımının
arkasından, 1979'da kurulmuştur.
c) 1979'da kurulan Avrupa Para Sistemi,
1974'teki petrol bunalımına bağlı olarak ortaya
çıkan dalgalı döviz kurlarının Avrupa
ekonomilerinde büyüyen bir tıkanmaya yol
açmasının sonucudur.
d) 1974 petrol bunalımında dalgalı döviz
kurlarının ortaya çıkması, Avrupa ekonomilerinin
giderek artan bir tıkanmaya sürüklenmesi ve
1979'da Avrupa Para Sistemi'nin kurulması gibi
bir dizi olaya neden olmuştur.
e) 1979'da Avrupa Para Sistemi'nin kurulmasında
temel etken, 1974 petrol bunalımının dalgalı
döviz kurları nedeniyle Avrupa ekonomilerinde
giderek büyüyen bir tıkanmaya yol açmasıdır.
40. "Project Skylab" was designed to
demonstrate that men can live and work inspace
for prolonged periods without ill effects.
a) "Skyab Projesi", insanların kötü
sonuçlarla karşılaşmadan uzayda uzunsüre
yaşayabilecklerini ve çalışabileceklerini
göstermek için tasarlanmıştır.
b) İnsanların, hiçbir kötü etki olmadan uzun
süre uzayda yaşayarak çalışabilekleri, 3Skylab
Projesi" ile ortaya konmuştur.
c) "Skylab Projesi"nini amacı, insanların
herhangi bir olumsuzluk olmadan uzayda uzun süre
yaşamlarının ve çalışmalarının mümkün olup
olmadığını araştırmaktı.
d) İnsanların uzayda uzun süre yaşabileceklerini
ve çalışabileceklerini ortaya koymak için
tasarlanan "Skylab Projesi", hiçbir kötü sonuçta
karşılaşılmadan tamamlanmıştır.
e) "Skylab Projesi" tasarlanırken, insanların
hiçbir olumsuz sonuç olmadan uzayda uzunsüre
yaşama ve çalışma olanağına sahip olduklarını
ispat etmek amaçlanmıştı.
|
|
41.-45. sorularda, verilen Türkçe cümleye
anlamca en yakın İngilizce cümleyi bulunuz.
41. Amerikalılar, evlerini ısıtmak için
doğalgazdan güneş enerjisine kadar çeşitli
enerji kaynakları kullanılmaktadırlar.
a) In order to heat their homes, Americans
prefer to use different forms of energy,
including natural gas and solar power.
b) Americans use a variety of energy sources,
from natural gas to solar power, to heat their
homes.
c) Natural gas and solar power are just two of
the energy sources that Americans use to heat
their homes.
d) Americans favour natural gas and solar power
as the energy sources for heating their homes.
e) In order to heat their homes, American seem
to prefer either natural gas or solar energy
over other energy sources.
42. Hükümet giriş ücretlerini kaldırır
kaldırmaz, çok daha fazla kişi müzeleri ve sanat
galerilerini ziyaret etmeye başladı.
a) Following the government's ruling for no
entrance charges for museums and art galleries,
more and more people will start to visit them.
b) An increasing number of people had begun to
visit the museums and art galleries even before
the government abolished entrance fees.
c) If the government decides to stop charging
entrance fees for museums and art galleries,
many more people will start to visit them
d) As soon as the government had abolished
entrance charges, many more people started to
visit the museums and art galleries.
e) Now, as there are no admission charges for
museums and art galleries, following a
government ruling, an increasing number of
people are visiting them.
43. Uzay mekiği
Colombia'nın patlaması ve astronotlarının ölümü
konusunda herkesin cevaplanmasını istediği soru
çok basit: Neden?
a) The question everyone wants answered as
regards the explosion of the space shuttle
Colombia and the deaths of its astronauts is
very simple: why?
b) Following the explosion of the space shuttle,
Colombia, and the deaths of its astronauts, the
simple question everyone is asking: why?
c) After the explosion of the space shuttle
Colombia and the deaths of its astronauts, the
problem that worried everyone, was: why?
d) When the space shuttle Colombia exploded and
its crew died, the question everyone was asking
was quite simply: why?
e) When the space shuttle Colombia, together
with all its crew, exploded, everyone asked the
same, simple question: why?
44. Birleşmiş Milletler'in, Filistin'in Yahudi
ve arap bölgelerine bölünmesini onaylaması
üzerine, 14 Mayıs 1948'de İsrail devleti ilan
edildi.
a) Once The United Nations had recommended
partitioning Palestine into Jewish and Arab
regions, the state of Israel could have been
proclaimed on
14 May 1948.
b) Once the partition of
Palestine
into Jewish and Arab regions had been approved
by the United Nations, the state of Israel was
immediately proclaimed an 14 May 1948.
c) Upon the United Nations' approval of the
partition of Palestine into Jewish and Arab
territories, the state o Israel was proclaimed
on
14 May 1948.
d) The state of
Israel
was proclaimed on
14 May 1948
since the United Nations was recommending the
partitioning of
Palestine
into Jewish and Arab parts.
e) The state of
Israel
was proclaimed on
14 May 1948
following there commendation of the United
Nations that
Palestine
should be divided into Jewish and Arab
territories.
45. Ağlama, yalnızca insana özgü olan gülmenin
tersine, insanın başka birçok hayvanla
paylaştığı bir özelliktir.
a) In common with many other animals, human
beings laugh but do not cry.
b) Humans, like many other animals, cry, but
laughing seems to be reserved for them alone.
c) Animals and humans can cry, but it is only
humans, who laugh.
d) The ability to cry is shared by humans and
all other animal, but no laughter; that is
uniquely human.
e) Crying, as opposed to laughing which is
uniquely human, is a characteristics that humans
share with many other animals.
|